925 ayar Gümüş,özel tasarım,El işi oyma işlemeli üzerinde hiç yazılı otantik bayan erkek yüzüğü.
925 ayar patentli gümüş, Tasarım ve üretimi FİRMAMIZA aittir.
Yüzük Ölçüsü: 23
Tasavvufun bir gâyesi de, ilâhî azamet, saltanat ve tanzim karşısında kulun kendi cücelik ve “hîç”liğini ve Rabb’in yüce kudretini müşâhede etmesidir. Nitekim Allah Teâlâ, bu hakîkati zaman zaman kullarına çeşitli imtihanlarla hatırlatmaktadır. Öyle ki, muazzam bir saltanat ve servet bahşettiği peygamberi Süleyman -aleyhisselâm-’ı bile bir müddet tahtında cansız bir ceset olarak bırakmış ve ona acziyeti tattırmıştır. Âyet-i kerîmede insana hitâben buyrulur:
“…Seni hiçbir şey değilken yarattım!” (Meryem, 9)
“Size ulaşan her nîmet, Allah’tandır. Sonra (hem) size bir sıkıntı dokunduğu zaman da yalnız O’na yalvarırsınız.” (en-Nahl, 53)
İşte hîçlik, insanın bu âyet-i kerîmelerin idrâk ve tefekkürü içinde olmasıdır. Aksi hâlde insan, içindeki nefs tuzağına kapılarak Nemrud ve Firavun gibi ilâhlık iddiâ edebilecek bir ahmaklık ve bedbahtlığa yuvarlanmaktan kendisini koruyamaz. Bunun içindir ki tasavvufta fenâ (hîçlik) hâli, çok mühimdir.
- Bâyezîd-i Bistâmî -kuddise sirruh-
Bâyezîd-i Bistâmî -kuddise sirruh-, hîçlik hâlini şu duâsıyla ne güzel sergiler:
“İlâhî! Benim benliğimi aradan çıkar ki, benliğim Sen’de fânî olsun da ben arada hîç olayım! Çünkü ben Sen’inle olduğum takdîrde herkesle birlikte olmuşum demektir. Şâyet herkesle olursam, Sen’inle beraber olamam; bu da, Sen’in yolunda benim için en büyük eksiklik ve hamlık olur.”
Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.